2022 ilginç ve çalkantılı bir yıldı… 2020’den beri hangi yıl değil ki? 2022 yılının başında COVID-19 pandemisi hâlâ devam ediyordu, yılın ikinci ayı Rusya’nın Ukrayna’ya saldıracağı söylentisi çıktı ve öyle de oldu. Ukrayna halkı yıkıcı bir savaşa maruz kaldı.
2022 yılında birçok yazı yazdım, bunlardan pek azını yayınladım. Bazen yazıp yazıp sildim. Bazen yarım bıraktım. Bazen bir yazıyı beğenmeyip aynı konu üzerine yeniden yazdım. Bazen yazıyı beğenmeyip sümen altı ettim.
Arada bir yıl geçince 2022’de yazdıklarıma tekrar bir göz atayım dedim. Belki aralarında yayınlamaya değecek bazı şeyler yok değildir diye düşündüm.
2 Ocak, 3 Mart ve 4 Mayıs tarihlerinde kaleme aldığım sırasıyla Gümülcine Kronikleri #4: Yeni Yıl, Kötü Günleri Geride Bıraktık, Daha Kötü Günler Bizleri Bekliyor ve Gümülcine Kronikleri #6: Nükleer Tehditler başlıklı yazılarımı yayınlamaya değer buldum.
Tabii, bu yazıları güncelliğini yitireli çok oldu. Ancak yine 2022 yılının ilk yarısının gündemine ışık tutacak önemli bilgiler içerdiklerinden kenarda köşede kalmalarını istemedim.
Çıkardığım sözcük, cümle ve hatta paragraflar oldu. Bazıları yarımdı, bazıları yazının bağlamı ve üslubuna pek uymuyordu.
Gümülcine Kronikleri #4: Yeni Yıl
Zorlu bir yılı daha geride bıraktık. “Kötü günleri geride bıraktık, şimdi daha kötü günler bizleri bekliyor.”
Oldukça karamsar bir giriş olduğunun farkındayım, 2022’den beklentiyi fazla yüksek tutarsak –yine– düş kırıklığına uğramayalım diye böyle kötümser cümlelerle yazıya başlamayı uygun buldum.
Görünüşe göre bir süre daha COVID-19’la yaşayacağız. İşte karamsar olmak için önemli bir neden. Her ne kadar bazıları büyük bir umursamazlıkla pandemi öncesi yaşamlarına devam etse de, her ne kadar bazıları pandeminin varlığına “inanmayıp” aşı olmayı reddetse de gerçek dünyada işler bu “bazılarının” kafalarında kurdukları gibi yürümüyor.
İnsanlar birbirlerine sorup dururlar: “Yeni yıldan beklentilerin neler?” diye… Bu son iki yıl beni “Önce sağlık, sonra yine sağlık” diyecek duruma getirdi. Bu, herhalde yeterince açıklayıcı olmuştur.
Ama karamsarlıkla umutsuzluğu karıştırmamak gerek. Örneğin benim hiç de iyimser olduğum söylenemez. Bardağa hep boş tarafından bakarım. Buna rağmen, umudumu asla yitirmem, umutsuzluğa kapılmam. “Bardak boş da olsa dolar”, böyle düşünürüm; her ne kadar hemen ardından “ama yine boşalır” diye düşünsem de, asla umudumu yitirmem.
Atatürk’ün de dediği gibi, “Umutsuz durum yoktur, umutsuz insanlar vardır. Ben hiçbir zaman umudumu yitirmedim.”
“Neden hep Atatürk’ten alıntı yapıyorsun?” diyenler olabilir. Neredeyse her konuda mükemmelliğe bu denli yaklaşmış düşünceleri olan çok az kişi yaşamıştır da o yüzden.
2 Ocak 2022
Kötü Günleri Geride Bıraktık, Daha Kötü Günler Bizleri Bekliyor
Önce dünyayı kasıp kavuran bir pandemi ve daha o bitmeden gelen bir III. Dünya Savaşı riski…
2022’nin ilk ayında, Rusya’nın Ukrayna’ya saldıracağı yönünde söylentiler dolaşıyordu. Batı, Rusya’nın her an işgal edebileceğini söylüyor, Rusya ise bunu yalanlıyordu. Şubat ayında gerginlik tırmandı. Rusya’nın her an Donbass bölgesini ilhak edebilirdi. Devlet başkanı Vladimir Putin, oldukça agresif bir konuşma yaptı ve Ukrayna’nın doğusu olan Donbass bölgesindeki etnik Rus nüfusa sahip ve Rusya yanlısı Donetsk ve Luhansk –ya da Lugansk– de facto devletlerini tanıdı.
24 Şubat’ta her şey değişti… Rusya sonunda Ukrayna’ya saldırdı. Ancak tahmin edildiği gibi yalnızca Donbass’la yetinmedi tüm ülkeyi işgale kalkıştı. Ukrayna’da halkın üstüne bombalar yağdı. Onlarca sivil katledildi. Ukrayna’da korkunç bir vahşet dönemi başladı.
Ukrayna halkı ve ordusu ise direnmekte kararlı görünüyor. Rusya’nın durmaksızın saldırmasına rağmen ülkelerini savunmaktan vazgeçmiyorlar.
Binlerce Ukraynalı, savaştan kaçıp kendini kurtarmak zorunda kaldı. Özellikle Ukrayna-Polonya sınırındaki insan trajedisi çok dikkat çekti.
Peki, çatışma bununla kalacak mı? Ne yazık ki kalmayacak gibi görünüyor. Küresel bir karanlık çağa adım atmış bulunuyoruz.
Rus hükümetinin İsveç ve Finlandiya’ya yönelik tehdidi, Çin’in Tayvan’ı işgal edeceğine dair söylentiler yakın geleceğin pek de parlak olmayacağını gösteriyor.
Üstelik “nükleer savaş”, “küresel yıkım”, “III. Dünya Savaşı” gibi ifadeler çok fazla dillendirilir oldu. Bu ifadeleri kullanan kişilerin üst düzey devlet yetkilileri oluşu da haliyle endişeyi arttırıyor.
3 Mart 2022 tarihinde Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov adeta tüm dünyaya yönelik tehditte bulunur gibiydi. “III. Dünya Savaşı nükleer ve yıkıcı olur” dedi.
Dünyanın ve insanlığın varlığını tehlikeye atacak olan olası bir nükleer savaşın açık açık dile getirildiği günler yaşıyoruz.
3 Mart 2022
Gümülcine Kronikleri #6: Nükleer Tehdiler
Rusya-Ukrayna Savaşı, Suriyeliler vb. derken bir ayı daha geride bıraktık. Nisan ayında birkaç kez niyetlenmeme rağmen hep bir iş çıktı; Gümülcine Kroniği yazamadım.
Nükleer Riski
2020’li yıllar gerçekten sürprizlerle dolu… Umutlarla girdiğimiz bu onyılın daha üçüncü dünyayı pandemi sardı, ikinci yılında pandemi yeni yeni biterken Avrupa’nın göbeğinde savaş çıktı. Gelecek yıl neler olabileceğini öngörmek oldukça zor. Zombi salgını, meteor yağmuru, uzaylı ziyareti gibi şeyler olursa pek şaşıracağımı sanmıyorum. Tabii bu saydıklarımdan daha gerçekçi bir olasılık var ki, tüyleri ürpertiyor: Nükleer savaş.
Hiç alışılmadık bir biçimde uluslararası üst düzey devlet yetkilileri “III. Dünya Savaşı”, “Nükleer savaş” ifadelerini kullanmaya başladı. Bu tehlikeli ifadelerin böyle açık açık dillendirilmesi gerçekten endişe verici bir durum… Dünyadaki üç süper güçten biri olan Rusya’nın nükleer tehdidinde bulunmasıysa daha da endişe verici bir durum…
Berlin 106, Paris 200, Londra 202
Rusya’nın devlet televizyonundaki “60 Dakika” adlı programda Rodina Partisi Genel Başkanı Aleksey Juravlyov, “Bir Sarmat füzesi atılması halinde Britanya adaları ortadan kalkar” dedi. Ardından sunucular “Bu konuda ciddi misiniz” ve Britanya’nın da nükleer güç olduğunu anımsatıp “Bu saldırıyı Sarmat ile yapmayı öneriyorsanız gezegende kimse sağ kalmaz” diye müdahale ettiler.
Ayrıca programda Kaliningrad’dan nükleer füze atılması durumunda 106 saniyede Berlin, 200 saniyede Paris, 202 saniyede de Londra’ya ulaşacağına dair görsel yayınlandı.
Sunucunun sorduğu “Bu konuda ciddi misiniz” sorusu… Adamda hiç şaka yapıyor gibi bir hâl mi var?
İşin asıl rahatsız edici yönü bu ifadelerin Rusya’nın devlet kanalında, hükümetle arası gayet iyi olan bir siyasetçi tarafından sarf edilmesi…
4 Mayıs 2022